Küresel Ekonomik Belirsizliklerin Türkiye Üzerindeki Etkileri
05.03.2025 01:49
Küresel ekonomi, ABD'nin korumacı politikaları ve jeopolitik gerilimler nedeniyle belirsizliklerle dolu. Türkiye, enflasyon ve büyüme beklentileri ile yön arayışında. Bu yazıda, Türkiye ekonomisinin güncel durumu ve küresel gelişmelerin etkileri analiz ediliyor.

Küresel Ekonomik Belirsizliklerin Türkiye Üzerindeki Etkileri

Küresel ekonomi, ABD’nin korumacı ticaret politikaları, jeopolitik gerilimler ve enflasyonist baskılar nedeniyle belirsizliklerle dolu bir süreçten geçiyor. Türkiye, bu gelişmelerin gölgesinde, enflasyon, faiz politikası ve büyüme beklentileri gibi konularda yön arayışında. Bu yazıda, küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye’ye etkileri detaylandırılacaktır.

Küresel Ekonomi: Belirsizlikler ve Riskler

ABD’nin korumacı ticaret politikaları, küresel ticaret akışlarını bozarak maliyet enflasyonunu artırabilir. Trump yönetiminin ithalat tarifelerini artırması, gelişmekte olan piyasalara yönelecek sermaye girişlerini yavaşlatabilir. Bu durum, Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ülkeler için döviz kurunda oynaklık yaratabilecek bir risk unsuru oluşturmaktadır.

Ukrayna krizi, küresel piyasalardaki etkisini sürdürmektedir. Trump ve Zelenskiy arasındaki gerilim, Avrupa Birliği’nin askeri destek kararları ile birleşince, Avrupa ekonomisinin kırılgan yapısını gündemde tutmaktadır. Bu belirsizlikler, Türkiye’nin ekonomik istikrarı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Küresel Ticaret Gerilimleri ve BRICS Ülkelerinin Ekonomik Performansı

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı, BRICS ülkelerinin ekonomik performansını doğrudan etkilemektedir. Çin, %4,7 büyüme oranı ile güçlü duruşunu sürdürse de, ABD ile olan ticaret gerilimleri ihracat baskısını artırabilir. Hindistan ise %5,1 büyüme oranı ile en hızlı büyüyen BRICS ülkesi konumundadır.

Türkiye açısından, BRICS ülkelerinin performansı, alternatif ticaret partnerleri ile daha güçlü ilişkiler geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Çin’in yeni tedarikçiler arayışı, Türkiye için önemli fırsatlar yaratabilir. Bu durum, Türkiye’nin ticaret stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini göstermektedir.

Türkiye Ekonomisinin Güncel Durumu ve Küresel Risklere Karşı Konumu

Türkiye, 2024 yılında %3,2 büyüme oranı ile BRICS ülkeleri arasında orta sıralarda yer alacaktır. Ancak yüksek enflasyon ve cari açık, ekonomi yönetiminin önündeki en büyük zorluklar arasında yer almaktadır. Şubat ayı enflasyonu %2,27 artarken, yıllık enflasyon %39,05 seviyesine gerilemiştir.

Türkiye’nin işsizlik oranı %8,4 ile BRICS ortalamasına göre daha düşük olsa da, genç işsizlik ve istihdam yaratma sorunları devam etmektedir. Cari açık ise %3,5 seviyesindedir. Fed’in faiz politikasındaki belirsizlik, Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini artırma riski taşımaktadır.

Türkiye Piyasaları ve Para Politikası

Borsa İstanbul ve döviz piyasası, BIST 100 endeksi 9500-10000 bandında yön arayışına devam etmektedir. Dolar/TL kuru haftalık %0,15 yükselerek 36,50 seviyesine ulaşmıştır. Küresel faiz politikaları ve Türkiye’deki enflasyon dinamikleri dikkatle takip edilmektedir.

TCMB’nin 6 Mart’ta politika faizini 250 baz puan indirerek %42,5 seviyesine çekmesi beklenmektedir. Ancak, ABD faiz politikası belirsizliği ve doların güçlenmesi, TL üzerinde baskı yaratabilir. Enflasyonun düşüş trendine rağmen kalıcı fiyat istikrarı sağlanamayabilir.

Türkiye için Riskler ve Fırsatlar

Türkiye’nin karşılaştığı riskler arasında, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının Türkiye’nin ihracatını etkilemesi, ABD faiz politikası nedeniyle gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı riski ve jeopolitik risklerin TL üzerinde oynaklık yaratması bulunmaktadır.

Fırsatlar ise, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir üretim merkezi olma potansiyeli, AB ile ilişkilerin iyileştirilmesi ve doğrudan yabancı yatırımları artırmak için yapısal reformların hızlandırılmasıdır. Bu fırsatlar, Türkiye’nin ekonomik istikrarını artırma potansiyeli taşımaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye, yüksek enflasyon, faiz politikaları ve küresel belirsizlikler arasında dengeli bir ekonomi yönetimi sürdürmek zorundadır. Küresel gelişmeleri fırsata çevirmek için, yapısal reformlara odaklanarak uzun vadeli ekonomik istikrarı sağlaması kritik önem taşımaktadır.

Bize Ulaşın